-
Baran Bakır
Tarih: 18-07-2025 11:07:00
Güncelleme: 18-07-2025 11:10:00
İnsan önce şunu soruyor: Bir ağacın kökünden sökülmesi, yalnızca bir doğa tahribatı mıdır? Yoksa yüzyılların emeği, kültürü, hafızası da o köklerle birlikte mi sökülür?
TBMM’den dün geçen ve kamuoyunun "İşgal Yasası" olarak tanımladığı kanun teklifinin 11. maddesiyle Muğla’nın Milas ilçesindeki İkizköy, Karacahisar, Çamköy ile Yatağan’daki Turgut köyü adım adım haritadan siliniyor. 85 bin zeytin ağacı, “enerjiye ihtiyacımız var” yalanı ile kesilecek. Oysa mesele enerji değil. Mesele, bu toprakları yaşanmaz hale getirip sermayeye rant açmak.
Zeytin ağacı, yalnızca meyve veren bir bitki değildir. Bu halkın sofradaki bereketidir, geçim kapısıdır, dedesinden torununa uzanan direncidir. Zeytin ağacı Anadolu’da barışın, direncin ve emeğin simgesidir. İşte şimdi bu simge, kömür uğruna toprağa gömülüyor.
Taşımakmış!
Yetkililer utanmadan, ağaçların “taşınacağını” söylüyor. 200-300 yıllık ağaç taşınmaz; kök tutmaz. Bilim insanları defalarca uyardı, dinlemediler. Çünkü onların derdi zeytin değil, Zeytinlikleri yok edip yerine maden, termik, kömür gibi rant projeleri koymak.
Peki köylü ne olacak?
Bunu soran yok. Karacahisar’da, Turgut’ta, İkizköy’de insanlar geçimini bu zeytinliklerden sağlıyor. Bu ağaçlar gitmişse, halk göç edecek demektir. Yani yalnızca ağaçlar değil, insan da yerinden ediliyor.
İşte bu yüzden bu yasa, yalnızca çevreye değil, insana karşı da işlenmiş bir suçtur.
Bu sadece bir başlangıç olabilir
Bugün Milas’talar, yarın Edremit Körfezi’ne de göz dikecekler. Çünkü bu yasa artık tarım alanlarını, zeytinlikleri ve meraları maden şirketlerine peşkeş çekmenin yasal altyapısıdır.
Ama biz susmayacağız.
Biz bu yazıyı, bu sesimizi ve bu ağacı savunmaya devam edeceğiz. Çünkü zeytin yalnızca bir ürün değil; bir halkın kökü, geleceği ve onurudur.
Zeytin ağacına savaş açanlar, bu topraklardan ne alabilirler? Ancak lanet…
- Şimşek’in İllüzyonu: Sınıfsal Bir Tercih Olarak Eşel Mobil
- Halkçı Belediyecilik Nedir? Neden Gereklidir?
- Gri Alanın Sonu: Yağma Düzeni mi, Onurlu Yaşam mı?
- 2025: Maskelerin Düştüğü, Safların Netleştiği Yıl
- "Ücret Asgari, Sefalet Azami"
- 12 Eylül’ün Gölgesinde Değil, Sınıfın Kürsüsünde: 24 Kasım Bir Kutlama Değil, Hesaplaşmadır
- Yerelde Eleştiri, Merkezde Sessizlik: AKP’nin Adalet Çelişkisi
- Herkes Kendi Yoluna mı, Yoksa Sınıfın Yoluna mı?
- 13 KASIM’DA KİM HALKIN PARASININ HESABINI SORACAK?
- Korku İktidarında Gazetecilik
- Kent Konseyi Niye Var?
- Karşımızda Bir Suç Çetesi Var